Victor Hugo, Notre-Dame’ın Kamburu’nu (Notre-Dame de Paris) yazarken inanılmaz bir yöntem kullandı: Kendini odasına kilitletti ve giysilerini dışarı çıkarttırdı.
Evet, doğru okudunuz. 1831 yılında, romanın teslim tarihi yaklaştıkça Hugo, yazma disiplinini sağlamak için radikal bir karar aldı. Uşağına talimat verdi:
“Bütün elbiselerimi al ve odanın kapısını kilitle. Bana sadece bir battaniye bırak.”
Böylece Hugo, odasında sadece battaniyeye sarınmış halde, çıplak vaziyette yazmaya devam etti. Giysi yok, dışarı çıkma imkânı yok, ziyaretçi yok… Sadece masa, kalem ve Notre-Dame’ın Kamburu.

Sonuç muhteşem oldu. Romanı 6 ayda tamamladı ve 1831’de yayımlandığında büyük bir başarı kazandı. Notre-Dame’ın Kamburu, Fransa’da gotik mimariye ve Orta Çağ’a olan ilgiyi yeniden alevlendirdi. Kitap o kadar etkiliydi ki, Notre-Dame Katedrali’nin restorasyon çalışmalarını hızlandırdı.
Bu olay, edebiyat tarihinin en eğlenceli ve en ünlü “yazma anekdotlarından” biri olarak kaldı. Bugün hâlâ yazarlar “Hugo yöntemi”nden bahsederken gülümser.
Bir dahaki sefere “Yazmak için disiplinim yok” diye yakındığınızda Victor Hugo’yu hatırlayın. Adam, romanını bitirmek için çıplak kalmayı göze almıştı.
Bazen en büyük eserler, en uç disiplinlerden doğar. Victor Hugo’nun battaniyeye sarılı halde yazdığı o sayfalar, hâlâ dünyanın en sevilen klasikleri arasında yer alıyor.
Ve Notre-Dame’ın çanları hâlâ o cesur yazma sürecini hatırlatır gibi çalıyor.

Sarah J. Maas: “Taht Oyunları” Serisini 16 Yaşında Yazmaya Başladı
2
William Faulkner’ın “Ses ve Öfke”sindeki 600 Kelimelik Noktalamasız Bölüm
395 kez okundu
3
Tolstoy’un Eşi 7 Kez El Yazısıyla “Savaş ve Barış”ı Kopyaladı
355 kez okundu
4
Sarah J. Maas: “Taht Oyunları” Serisini 16 Yaşında Yazmaya Başladı
307 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.