Bazı yazarlar kuralları zorlar, bazıları ise kuralları tamamen yerle bir eder. William Faulkner tam da bunu yaptı.
1929’da yayımlanan başyapıtı “The Sound and the Fury” (Ses ve Öfke) romanının ikinci bölümünde, tam 600 kelimelik dev bir paragraf yer alır. Bu bölümde tek bir nokta bile yoktur. Cümleler art arda akar, virgüllerle, tirelerle ve bilinç akışıyla birbirine karışır.
Faulkner bu tekniği bilinçli olarak kullandı. Amacı, zihinsel engelli karakteri Benjy’nin iç dünyasını okura olduğu gibi hissettirmekti. Benjy’nin zaman kavramı yoktu; geçmiş, şimdi ve gelecek onun zihninde sürekli birbirine giriyordu. Faulkner da bu karmaşayı noktalama işaretlerini kaldırarak yansıtmak istedi.
Okurken nefesiniz kesiliyor. Bir anda 1928’e, sonra 1910’a, sonra yine başka bir zamana savruluyorsunuz. Sanki bir nehrin içinde akıyorsunuz ve durmak için hiçbir nokta yok.

Bu 600 kelimelik paragraf, modernist edebiyatın en cesur denemelerinden biri olarak kabul ediliyor. James Joyce’un Ulysses’indeki uzun bölümlerle birlikte anılıyor. Eleştirmenler hâlâ tartışıyor: “Bu bir ustalık mı, yoksa okuru zorlama bir gösteriş mi?”
Faulkner ise bu soruya şöyle cevap vermişti:
“Ben okurun işini kolaylaştırmak zorunda değilim. Okur da benim kadar çabalamalı.”
Çoğu insan bu bölümü ilk okuyuşta anlayamaz. Birçok okur kitabı elinden bırakma noktasına gelir. Ama sabredenler için muazzam bir ödül vardır: O bölüm bittiğinde, karakterlerin zihnine gerçekten girmiş gibi olursunuz.
Türkçe çevirilerde de bu noktalamasız yapı korunmaya çalışılıyor, fakat orijinalindeki ritmi ve nefes darlığını tam olarak yakalamak neredeyse imkânsız.
Bir dahaki sefere “Bu kitap çok zor” diye yakındığınızda William Faulkner’ı hatırlayın. Adam, tek bir paragrafta 600 kelimeyi noktasız yazarak okuru zorlamaktan çekinmemişti.
“Ses ve Öfke”, kolay okunan bir kitap değil. Ama edebiyatın sınırlarını genişletmek isteyen herkesin mutlaka okuması gereken, cesur ve sarsıcı bir deney.
Faulkner’ın o ünlü 600 kelimelik paragrafı hâlâ modernist edebiyatın en büyük meydan okumalarından biri olarak duruyor. Nokta koymadan, duraklamadan, nefes aldırmadan akıyor… Tıpkı hayat gibi.

Tolstoy’un Eşi 7 Kez El Yazısıyla “Savaş ve Barış”ı Kopyaladı
2
William Faulkner’ın “Ses ve Öfke”sindeki 600 Kelimelik Noktalamasız Bölüm
397 kez okundu
3
Tolstoy’un Eşi 7 Kez El Yazısıyla “Savaş ve Barış”ı Kopyaladı
356 kez okundu
4
Sarah J. Maas: “Taht Oyunları” Serisini 16 Yaşında Yazmaya Başladı
309 kez okundu