Harold Bloom’un 1973’te yayımladığı The Anxiety of Influence (Etki Kaygısı), 20. yüzyıl edebiyat teorisinin en tartışmalı ve en etkili kitaplarından biridir. Bloom, romantik şairlerden postmodern yazarlara kadar bütün edebî geleneği, “etki kaygısı” kavramı üzerinden yeniden okur. Ona göre hiçbir yazar boş bir sayfada doğmaz; her yazar, kendinden önceki büyük ustalardan (öncüllerden) kaçınılmaz biçimde etkilenir. Gerçek orijinallik, bu etkiden korkmak ve onunla yaratıcı bir mücadele (agon) vermekle ortaya çıkar. Bloom’un teorisi, edebiyatta “orijinal olmak” fikrini kökünden sarsmıştır.
Bloom, Freud’un “Oedipus kompleksi”nden esinlenerek edebî bir model geliştirir. Genç şair (ephebe), “edebî baba”sı olan güçlü öncülle (örneğin Milton, Shakespeare, Wordsworth) bir çatışma yaşar. Bu çatışma, taklit değil, yanlış okuma (misprision) yoluyla gerçekleşir. Güçlü şair, öncülünü yanlış yorumlayarak kendinden önceki metni yeniden yazar ve kendine alan açar.
Bloom’a göre edebiyat tarihi, “etki kaygısı”nın tarihidir. Zayıf şairler öncüllerini taklit ederken, güçlü şairler onları çarpıtır, parçalar ve kendi seslerini yaratır.
Bloom, bu mücadeleyi altı temel stratejiyle açıklar:

Bu oranlar, orijinalliğin pasif bir “yenilik” değil, aktif ve agresif bir mücadele olduğunu gösterir.
Bloom’un teorisi özellikle modernist ve postmodernist yazarlarda büyük yankı uyandırır:
Bloom’a göre Shakespeare’den sonra gerçek “güçlü şair” azalmıştır; 20. yüzyılda bile çoğu yazar “zayıf”tır çünkü öncüllerini bastıramamıştır.
Teori, “erkek egemen” ve Batı-merkezci olmakla eleştirilmiştir. Yine de edebiyat tarihini “etki zinciri” olarak okumak açısından hâlâ çok güçlüdür. Günümüzde intertextuality (metinlerarasılık) tartışmalarında ve yaratıcı yazarlık atölyelerinde sıkça referans gösterilir.
Sonuç olarak, Harold Bloom “Etki Kaygısı” ile orijinalliği yeniden tanımlamıştır. Gerçek orijinal olmak, geçmişten korkmamak, onu içselleştirip aşmaktır. Edebiyat, Bloom’a göre sonsuz bir mücadele alanıdır ve bu mücadele bittiği gün edebiyat da biter.
Bloom’un en çarpıcı cümlelerinden biriyle bitirelim: “Şairler, güçlü öncüllerini yanlış okuyarak kendilerini yaratırlar.”
İsterseniz Bloom’un altı revizyon oranının örneklerle analizi, teorinin Türk edebiyatına yansımaları, Shakespeare ve Milton üzerine yorumları veya postmodernizmle ilişkisi üzerine daha detaylı bir inceleme yapabilirim.

Roland Barthes’ın “Yazarın Ölümü” Teorisi ve Modern Edebiyat
3
Victor Hugo’nun Edebi Rekoru: “Sefiller”de 823 Kelimelik Tek Bir Cümle
23 kez okundu
4
Sesli Kitapların Popülerleşmesi ve Edebiyatın Yeni Bir Biçimi
21 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.