Her büyük yazarın, kariyerinde “keşke yazmasaydım” ya da “bunu yayımlatmasaydım” dediği en az bir kitabı vardır. Edebiyat tarihinin en çarpıcı “en kötü kitap” örnekleri şunlar:
King’in kendisi bu romanı “kariyerimin en kötüsü” olarak nitelendirdi. Uyuşturucu ve alkol bağımlılığının en yoğun olduğu dönemde yazmıştı. Kitabı bitirdikten yıllar sonra “O dönemde aklım yerinde değildi” dedi. Yine de satmaya devam ediyor.
Hemingway’in en eleştirilen romanı. Eleştirmenler “kendini tekrar ediyor, duygusal ve yapay” dediler. Hemingway bu eleştirilere çok üzüldü ve kitabın “en kötü eseri” olduğunu kabul etti.
Ölümünden sonra yarım kalmış hâlde yayımlandı. Fitzgerald’ın en zayıf romanı kabul edilir. Yazarın Hollywood’daki çöküşünü ve alkol sorunlarını yansıtır.

Pamuk’un kendisi bazı erken dönem deneme ve yazılarını “olgunlaşmamış” bulduğunu söylemiştir. Ancak en çok eleştirilen kitabı Yeni Hayat oldu; birçok okur “çok soyut ve sıkıcı” buldu.
Harry Potter’dan sonra yazdığı ilk yetişkin romanı. Eleştirmenler ve hayranlar büyük hayal kırıklığına uğradı. Rowling’in “en zayıf kitabı” olarak kabul ediliyor.
Aslında hayır. Bir yazarın “en kötü” kitabı, genellikle:
Bazen de “en kötü” kabul edilen kitap, yıllar sonra yeniden keşfedilir ve “aslında fena değilmiş” denir.
Soru size: En sevdiğiniz yazarın “en kötü” kitabını okudunuz mu? Yoksa o kitabı bilerek mi atlıyorsunuz?
Bazen bir yazarın en zayıf kitabı, onun en cesur ve en samimi denemesi olabilir. Bu yüzden “kötü” kitap diye bir şey yoktur; sadece “o dönemin kitabı” vardır.

Edebiyat Ödülleri Politiktir dersek Haksızlık mı?
3
Victor Hugo’nun Edebi Rekoru: “Sefiller”de 823 Kelimelik Tek Bir Cümle
26 kez okundu
4
Virginia Woolf Ayakta Yazdı: Edebiyat Tarihinin En İlginç Yazma Alışkanlıklarından Biri
21 kez okundu
5
Sesli Kitapların Popülerleşmesi ve Edebiyatın Yeni Bir Biçimi
21 kez okundu