a
okuryazarbuluşması

okuryazarbuluşması

16 Mayıs 2026 Cumartesi

DİĞER YAZARLARIMIZ

Shakespeare’in En Karanlık Tragedyası Hangisidir ve Neden Hala Etkiliyor?

Shakespeare’in En Karanlık Tragedyası Hangisidir ve Neden Hala Etkiliyor?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Shakespeare’in tragedyaları arasında en karanlık olanı hangisidir diye sorduğunuzda, çoğu insan hemen Hamlet der. Ama biraz derinlere indiğinizde işler karışıyor. Bazıları Macbeth’i, bazıları King Lear’ı, hatta Othello’yu işaret ediyor. Peki gerçek “en karanlık” hangisi ve aradan dört asır geçmesine rağmen bizi neden hâlâ bu kadar derinden sarsıyor?

Karanlık derken sadece kan, ihanet veya ölümden bahsetmiyorum. Gerçek karanlık, insanın ruhunun en dipsiz çukuruna inmek, orada aynaya bakmak ve “Bu ben olabilir miyim?” diye sormaktır. Bu açıdan bakınca King Lear birçoklarına göre tahtın en tepesinde duruyor.

Neden King Lear En Karanlık Olan?

Hamlet’te intikam ve kararsızlık var ama sonunda bir tür adalet duygusu hissediyoruz. Macbeth’te hırs ve suçluluk muazzam işlenmiş, fakat Macbeth kendi düşüşünü kendisi seçiyor. Othello’da kıskançlık inanılmaz güçlü ama yine de “dışarıdan” gelen bir kötülük (Iago) tetikliyor her şeyi.

King Lear ise bambaşka. Burada kötülük sistemin içinde, insan doğasının ta kendisinde. Yaşlı kral, gücünü iki kızına paylaştırırken en küçük ve en sevdiği kızı Cordelia’yı dışlıyor. Sadece “Seni ne kadar seviyorum?” sorusuna dürüstçe cevap verdiği için. Bu karar, bir domino taşı gibi krallığı, aileleri ve nihayetinde bütün bir ülkeyi cehenneme sürüklüyor.

Lear’ın çıldırışı sıradan bir delilik değil. Kızlarının ihanetini gördükten, fırtınanın ortasında “çıplak, yoksul, iki bacaklı bir hayvandan başka bir şey değilim” diye haykırırken, izleyici olarak siz de o boşluğun kenarına geliyor ve bir an için oraya düşme korkusu yaşıyorsunuz. Shakespeare burada “İnsan nedir ki?” sorusunu en acımasız şekilde soruyor.

Üstelik oyun mutlu sonla bitmiyor. Cordelia’nın ölümü, Shakespeare’in orijinal versiyonunda bile izleyiciyi yumruk gibi vuruyor. “Nasıl olur da iyi insanlar bu kadar kötü kaybeder?” dedirtiyor. Tam da bu yüzden King Lear, Shakespeare’in en cesur ve en karanlık tragedyası kabul ediliyor.

Hala Etkilemesinin Sebebi

Bugün hâlâ sahneleniyor, yeniden çevriliyor, modern uyarlamaları yapılıyor çünkü temaları zamansız:

  • Yaşlılığın yalnızlığı ve çocuklar tarafından terk edilme korkusu
  • Gücün insanı körleştirmesi
  • Dürüstlüğün bedeli
  • Hiçbir şeyin garanti olmadığı gerçeği

Pandemi döneminde özellikle King Lear’a olan ilgi arttı. Birçok insan “Ben de çocuklarımı yanlış mı tanıyorum?” sorusunu kendine sormaya başladı. Aile içi dinamikler, miras kavgaları, yaşlı ebeveynlere bakış… Hepsi hâlâ çok tanıdık.

Ayrıca oyunun en çarpıcı yanı, “kötü” karakterlerin bile haklı gerekçeleri olması. Kızlar Goneril ve Regan, babalarının despotluğundan bıktıklarını söylüyor. Edmund, piç olduğu için dışlandığını anlatıyor. Shakespeare kimseyi tamamen masum ya da tamamen şeytan yapmıyor. Gri tonları o kadar ustaca kullanıyor ki, izleyici olarak “Acaba ben de onların yerinde olsam aynı şeyi yapar mıydım?” diye düşünmeden edemiyorsunuz.