a

Virginia Woolf Ayakta Yazdı: Edebiyat Tarihinin En İlginç Yazma Alışkanlıklarından Biri

ad826x90
ad826x90
ad826x90

Bazı yazarlar yatarak, bazıları kahve içerek, bazıları da özel bir odada yazar. Virginia Woolf ise bambaşka bir yöntem seçmişti: Tüm kitaplarını ayakta yazıyordu.

ad826x90

Evet, modern edebiyatın en önemli isimlerinden biri, “Kendine Ait Bir Oda” ve “Dalgalar” gibi başyapıtlarını masaya yaslanarak, ayakta dikilerek kaleme aldı. Woolf’un yazma masası aslında bir tür yüksek yazı sehpasıydı. Odasında uzun süre ayakta durabilecek şekilde düzenlenmiş bu masada saatlerce yazardı.

Neden ayakta yazıyordu?

Woolf’un bu alışkanlığı tamamen bilinçli bir tercihti. Birkaç nedeni vardı:

  • Rahatlık ve odak: O dönemde uzun süre oturmak sırt ağrısına ve dikkat dağınıklığına yol açıyordu. Ayakta durmak ona daha dinamik ve uyanık hissettiriyordu.
  • Sağlık: Dönemin doktorları uzun süre oturmanın zararlı olduğunu söylüyordu. Woolf da bu tavsiyeye uymuştu.
  • Yaratıcılık: Ayakta yazmak ona fikirlerin daha akıcı geldiğini hissettiriyordu. Özellikle “bilinç akışı” tekniğini kullandığı romanlarında bu yöntem çok işe yarıyordu.

Kız kardeşi Vanessa Bell’in anılarında da Virginia’nın çalışma odasında yüksek bir sehpanın önünde ayakta dikildiği ve kalemi elinde evirip çevirerek yazdığı detaylıca anlatılır.

ad826x90

Diğer ünlü “ayakta yazarlar”

Virginia Woolf bu konuda yalnız değildi:

ad826x90
  • Ernest Hemingway de ayakta yazardı.
  • Charles Dickens uzun yürüyüşlerden sonra ayakta notlar alırdı.
  • Friedrich Nietzsche de ayakta yazmayı severdi.

Ancak Woolf kadar tutarlı ve uzun yıllar boyunca bu yöntemi kullanan başka bir büyük yazar pek yok.

İlginç bir detay

Woolf’un ayakta yazma alışkanlığı o kadar ünlüydü ki, bugün hâlâ bazı yazarlar “Woolf yöntemi” diye özel yüksek masalar kullanıyor. Modern standing desk’lerin (ayakta çalışma masası) atası sayılabilir.

Bu alışkanlık aynı zamanda Woolf’un disiplinini de gösteriyor. Akıl sağlığı sorunlarıyla boğuştuğu dönemlerde bile yazmayı bırakmamış, üstelik ayakta durarak devam etmişti. Bu, onun için sadece bir yazma tekniği değil, aynı zamanda hayata tutunma biçimiydi.


Bir dahaki sefere uzun süre oturup yazmaktan sıkıldığınızda Virginia Woolf’u hatırlayın. Belki de en iyi fikirler, ayaklarınız yere basarken ve zihniniz dik dururken geliyor.

ad826x90

Bazı yazarlar kelimeleri koltukta kovalarken, Virginia Woolf onları ayakta yakalıyordu. Ve sonuç ortada: 20. yüzyıl edebiyatının en güçlü seslerinden biri.

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Virginia Woolf Ayakta Yazdı: Edebiyat Tarihinin En İlginç Yazma Alışkanlıklarından Biri

HIZLI YORUM YAP