Shakespeare, intikamın bir “adalet” aracı olmadığını, aksine yeni acılar doğuran bir döngü olduğunu gösterir. Oyunun sonunda Fortinbras’ın gelişiyle tahtın el değiştirmesi, intikamın yarattığı boşluğu ve yeni bir düzenin başlangıcını simgeler.
Hamlet, aynı zamanda modern psikolojinin öncü metinlerinden biridir. Hamlet’in iç monologları, melankolisi, “çıldırma” taktiği ve ölüm takıntısı, Freud’dan Lacan’a kadar birçok düşünürü etkilemiştir. Shakespeare, intikam duygusunun aklın işleyişini nasıl felç edebileceğini, vicdanın nasıl bir işkenceye dönüşebileceğini gösterir.
Ayrıca oyun, “görünüş ve gerçeklik” arasındaki uçurumu da sorgular: “Görünüşe aldanma, çünkü o bir tuzaktır.” Bu tema, tiyatro içinde tiyatro sahnesiyle (oyun içinde oyun) zirveye ulaşır.
Hamlet, dört yüz yılı aşkın süredir sahnelenmeye ve yorumlanmaya devam ediyor. Her dönemde farklı bir okuma kazanır: bazen varoluşçu, bazen siyasi, bazen psikolojik. Modern tiyatro ve sinemada (Laurence Olivier, Kenneth Branagh, Ethan Hawke versiyonları) hâlâ en çok işlenen metinlerden biridir.

Shakespeare, Hamlet ile bize şunu gösterir: İntikam almak kolaydır, ama intikam alırken insan kalmak zordur. Trajedi, işte bu zorluğun hikâyesidir.
Hamlet’i okuduğunuzda veya izlediğinizde içinizde hem büyük bir hüzün hem de derin bir düşünme isteği kalır. Çünkü o, intikamdan çok daha fazlasını anlatır: insanın kendisiyle yüzleşme cesaretini. Ve bu cesaret, hâlâ en büyük trajedilerden biridir.

Kitap Yayınevleri Arasında Yeni Rekabet
3
Victor Hugo’nun Edebi Rekoru: “Sefiller”de 823 Kelimelik Tek Bir Cümle
26 kez okundu
4
Virginia Woolf Ayakta Yazdı: Edebiyat Tarihinin En İlginç Yazma Alışkanlıklarından Biri
21 kez okundu
5
Sesli Kitapların Popülerleşmesi ve Edebiyatın Yeni Bir Biçimi
21 kez okundu