Çeviri edebiyat, okura başka dünyaların kapısını aralayan sihirli bir anahtardır. Ancak bu anahtar bazen paslanır, bazen de yanlış kilide uydurulur. Son yıllarda özellikle Türkçe yayıncılıkta “çeviri kalitesi” tartışması hiç bitmiyor. İyi bir çeviri, orijinal metnin ruhunu korurken hedef dile de kusursuzca uyum sağlar. Kötü bir çeviri ise bazen eserin tadını kaçırır, bazen de tamamen bozar.
Çeviri kalitesindeki düşüşün birkaç temel sebebi var:
Son dönemde klasiklerin yeni çevirileri sıkça tartışılıyor. Dostoyevski, Tolstoy, Proust ve Kafka gibi yazarların farklı çevirileri arasında ciddi farklar olduğu görülüyor. Bir çeviride akıcı ve modern gelen bir cümle, başka bir çeviride ağır ve eski kalabiliyor. Okurlar da sosyal medyada “Bu çeviri okunmuyor” ya da “Orijinaline daha sadık” yorumlarıyla tartışmayı büyütüyor.
Aynı durum çağdaş yazarlarda da geçerli. Haruki Murakami, Elena Ferrante veya Sally Rooney gibi yazarların çevirilerinde üslup kaybı yaşandığı sıkça dile getiriliyor. Murakami’nin o kendine has sakin, melankolik ritmi bazı çevirilerde kaybolurken, Ferrante’nin yoğun duygusal derinliği başka çevirilerde yüzeysel kalabiliyor.

Deneyimli çevirmenler ve okurlar şu kriterleri öne çıkarıyor:
Çevirmenin sadece iki dili bilmesi yetmiyor; aynı zamanda iyi bir okur, kültürler arası köprü kurabilen ve metnin duygusal katmanlarını hissedebilen biri olması gerekiyor.
Yayınevleri daha fazla deneyimli çevirmene yatırım yapmalı, çeviri sürecine daha fazla zaman ve editörlük desteği ayırmalı. Okurlar da eleştirel okuma alışkanlığı kazanmalı; “Bu çeviri kötü” demek yerine, neden kötü olduğunu tartışabilmeli. Ayrıca çevirmenlerin isimlerinin kapakta daha belirgin yer alması, onların emeklerinin görünür kılınması açısından önemli.
Çeviri edebiyat, kültürel alışverişin en değerli yollarından biridir. Kaliteli bir çeviri, okura bambaşka bir dünyanın kapısını aralar. Kötü bir çeviri ise o kapıyı aralık bırakır ve okuru içeri girmekten vazgeçirir.
Sonuç olarak, çeviri kalitesi meselesi yalnızca teknik bir sorun değildir; aynı zamanda edebiyat sevgisi, saygı ve emek meselesidir. İyi bir çeviri, yazarın sesini bozmadan başka bir dilde yeniden doğmasını sağlar. Ve iyi okurlar, işte bu yeniden doğuşu hak eder.

Çocuk Edebiyatında Son Gelişmeler
3
Sesli Kitapların Popülerleşmesi ve Edebiyatın Yeni Bir Biçimi
36 kez okundu
4
Victor Hugo’nun Edebi Rekoru: “Sefiller”de 823 Kelimelik Tek Bir Cümle
34 kez okundu