a

“Büyük Umutlar” ve Toplumsal Sınıfların Eleştirisi

ad826x90
ad826x90
ad826x90

Charles Dickens’ın Büyük Umutlar’ı (Great Expectations), 1861’de yayımlandığında hem popüler bir roman hem de dönemin İngiltere’sine yapılmış en keskin toplumsal eleştirilerden biri oldu. Yüzeyde bir yetim çocuğun yükseliş ve düşüş hikâyesi gibi görünse de, aslında sınıf sisteminin, paranın insan ruhu üzerindeki tahribatının ve “beyefendi” olmanın sahte değerlerinin acımasız bir sorgulamasıdır.

ad826x90

Romanın kahramanı Pip, bataklık bir köyde yaşayan yoksul bir demirci çırağıdır. Bir gün tesadüfen kaçak mahkûm Magwitch’e yardım eder ve bu olay, onun hayatını tamamen değiştirir. Pip, gizemli bir mirasla Londra’ya gönderilir ve “beyefendi” olmaya çalışır. Dickens burada Victorian İngiltere’nin en büyük yalanını gözler önüne serer: Paranın satın alabileceği “sınıf atlama” hayali. Pip, Estella’ya âşık olur, Estella ise soğuk, kırıcı ve sınıf bilincinin zehirlediği bir genç kadındır. Pip’in “büyük umutlar”ı, aslında sınıf sisteminin yarattığı en büyük yanılsamadır.

Dickens, romanda sınıf ayrımını ustaca katmanlara ayırır. Bir yanda “centilmen” sınıfı vardır: kibirli, yapay, tembel ve sıklıkla ahlaksız. Diğer yanda ise Pip’in köydeki ailesi ve dostları: Joe Gargery ve Biddy gibi sade, dürüst ve emeğe dayalı bir hayat süren insanlar. Dickens, Joe karakteri üzerinden “gerçek beyefendiliğin” unvanla değil, karakterle ilgili olduğunu vurgular. Pip’in Joe’ya karşı hissettiği utanç, romandaki en acı sahnelerden biridir.

Romanın en güçlü eleştirilerinden biri de “paranın yozlaştırıcı gücü” üzerinedir. Pip, mirasa kavuşunca eski dostlarını küçümser, yeni hayatını “centilmen” diye adlandırdığı bir yalana dönüştürür. Dickens burada sadece bireysel bir karakter gelişimi değil, bütün bir toplumun sınıf atlama takıntısını eleştirir. Victorian döneminde “self-made man” (kendi kendini yaratan adam) efsanesi çok güçlüydü. Yazar ise bu efsanenin aslında ne kadar kırılgan ve aldatıcı olduğunu gösterir.

ad826x90

Ayrıca roman, kadın karakterler üzerinden de sınıf ve cinsiyet kesişimini sorgular. Estella, Miss Havisham tarafından “erkekleri kırmak” üzere yetiştirilmiştir. Bu, hem sınıf hem de cinsiyet temelli bir intikam hikâyesidir. Dickens, kadınların da aynı sistemin kurbanı olduğunu, ama bazen de o sistemin aktif bir parçası hâline gelebildiğini ustalıkla gösterir.

ad826x90

Büyük Umutlar, Dickens’ın en olgun eserlerinden biridir. Mizahı, ironisi ve derin insan gözlemiyle dolu olsa da, son derece karamsar bir tona sahiptir. Özellikle orijinal sonu (daha sonra değiştirilmiştir), Pip’in “büyük umutlar”ının aslında ne kadar boş olduğunu vurgular.

Bugün hâlâ Büyük Umutlar’ı okuduğumuzda şunu anlıyoruz: Sınıf ayrımı, paranın gücü ve “daha iyi bir hayat” hayali, 19. yüzyılda olduğu gibi bugün de insan ilişkilerini zehirlemeye devam ediyor. Dickens, bu romanı yazarken sadece Victorian İngiltere’yi değil, sınıf bilincinin her çağda yarattığı trajediyi anlatmıştır.

Pip’in hikâyesi, aslında hepimizin hikâyesidir. Hepimiz bir noktada “daha iyi” olmak, “daha yukarı” çıkmak için eski benliğimizi küçümseme riskiyle karşı karşıya kalırız. Dickens, bu riskin bedelini en acımasız ve en dürüst şekilde gösterir.

Büyük Umutlar, sadece bir yükseliş hikâyesi değil; toplumsal sınıfların yarattığı en büyük yanılsamanın ve bu yanılsamanın insan ruhunda açtığı derin yaraların romanıdır. Ve bu yaralar, ne yazık ki hâlâ kapanmamıştır.

ad826x90

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

“Körlük” Romanında İnsan Doğasının Sorgulanışı

HIZLI YORUM YAP