a

“Körlük” Romanında İnsan Doğasının Sorgulanışı

ad826x90
ad826x90
ad826x90

José Saramago’nun Körlük’ü, okuduktan sonra bir daha asla eskisi gibi bakamayacağınız romanlardan biridir. 1995’te yayımlanan bu eser, ilk bakışta bir salgın romanı gibi görünse de, aslında insan doğasının en karanlık ve en çıplak sorgulanışlarından biridir.

ad826x90

Roman, isimsiz bir kentte aniden başlayan ve herkesi etkileyen “beyaz körlük” salgınıyla açılır. İnsanlar bir anda süt gibi bembeyaz bir ışıkla kör olur. Saramago burada alışılmadık bir tercih yapar: Hiçbir karakterin adı yoktur. Bu, bireyselliğin silinişinin ilk işaretidir. Sadece “doktorun karısı”, “kızıl saçlı kız”, “yaşlı adam” gibi tanımlamalarla anılırlar. Böylece yazar, okura “bu herhangi bir toplum, herhangi bir insan” mesajını verir.

Körlük metaforu son derece güçlüdür. Fiziksel körlük, aslında var olan ruhsal ve ahlaki körlüğün görünür hâle gelmesidir. Salgın başladığında toplum kısa sürede çöker. Hastane, karantina merkezi, sonra hapishane olur. İnsanlar temel ihtiyaçlarını karşılamak için önce dilenir, sonra çalar, en sonunda da birbirlerini öldürmeye başlar. En korkuncu ise, körler arasında bile güçlü-zayıf, ezen-ezilen ilişkisinin yeniden kurulmasıdır. Saramago burada şunu sorar: Medeniyet dediğimiz şey, aslında ne kadar ince bir kabuktan ibarettir? Birkaç gün içinde o kabuk soyulduğunda geriye ne kalır?

Romanın en çarpıcı karakteri doktorun karısıdır. O, salgından etkilenmeyen tek kişidir. Görmekte olduğu hâlde, körlerin arasında körmüş gibi davranır. Bu durum ona hem güç verir hem de korkunç bir yalnızlık yükler. Çünkü etrafında olup biten her şeyi görür, ama müdahale etmekte çaresiz kalır. Saramago, bu karakter üzerinden “görmek” ile “fark etmek” arasındaki farkı da sorgular. Görmek yetmez; asıl mesele görmeyi göze alabilmektir.

ad826x90

Körlük, kolay okunan bir roman değildir. Saramago’nun noktalamasız, uzun soluklu cümleleri okuru adeta körlerin arasına sokar. Okurken kendinizi yolunu kaybetmiş, çaresiz ve kirli hissedersiniz. Yazar, hijyenin, ahlakın ve insanlığın bir anda nasıl yok olabileceğini soğukkanlı bir üslupla anlatır. Bu soğukkanlılık, romanı daha da ürkütücü kılar.

ad826x90

Romanın en önemli mesajı şudur: İnsan, medeniyetin verdiği kılıfın altından çok kolay sıyrılabilir. Biraz açlık, biraz korku, biraz da güç fırsatı verildiğinde, medeni insan kısa sürede hayvana dönüşebilir. Ama Saramago umudu da tamamen öldürmez. Doktorun karısının sessiz direnişi, küçük iyilik anları ve romanın sonunda yağan yağmur, karanlığın içinde ince bir ışık bırakır.

Körlük’ü okuduktan sonra sokaklara, marketlere, insan kalabalıklarına başka türlü bakarsınız. Çünkü Saramago size şunu hatırlatır: Hepimiz, ince bir çizginin ötesinde körüz. Ve o çizgi her an ortadan kalkabilir.

Bu roman, sadece bir salgın hikâyesi değil; insan doğasının en derin aynasıdır. Ve aynada gördüklerimiz bazen hiç hoşumuza gitmez.

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

“İnce Memed”in Edebi Dili ve Karakterleri

HIZLI YORUM YAP